Oğuz destanı geleneği içinde oluşan destansı öyküler derlemesine Dede Korkut Öyküleri denir. 15. yüzyılda yazıya geçirilmiş olan Dede Korkut hikâyeleri Oğuz Türklerinin destansı yaşamını anlatan 12 öyküden oluşur. Söz konusu destansı öyküler, konularına göre şöyle sınıflandırılabilir.
Yarı-yerleşik Türk toplumunun siyasal, toplumsal yapısını, birey-toplum ilişkilerini, bireylerin erdemlerinin yüceltilmesi, erdemsizliklerin kötülenmesi gibi ahlak konularını destansı öykü üslubunda anlatan Dede Korkut öykülerinde, yer yer abartmalara, masalsı öğelere de rastlanır. Düzyazı-şiir karışımı öykülerde, anlatı ve betimlemeler düzyazı biçiminde verilirken, dramatik gerilimi oluşturan duygusal konuşmaların şiirsel biçimde sunulması, destandan destansı öyküye geçişin belirgin özelliklerindendir. Öykülerde İslam …
1265-1321 yılları arasında yaşamış İtalyan ozanıdır. Soylu ve varlıklı bir ailenin oğlu olan, küçük yaşta babasını kaybeden Dante Alighieri, ozan Brunetto Latini’den ders alarak Latinceye ve klasik yapıtlara yöneldi. Daha sonra Bologna Üniversitesinde tarih, felsefe, fizik, gökbilim öğrenimi gördü. Resim ve müzik alanında da bilgisini artırdı. Öğrenim gördüğü sıralarda derin bir sevgiyle bağlandığı Beatrice 1290 yılında apansızın ölünce, Dante ömrü boyunca bu çırpıcı karşılaşmanın anısını çözülmedi, sevgilisinin görüntüsünü bıkıp usanmadan biçimden biçime sokarak canlandırırken, onu önce Vita nuova’yla insanların dünyasına, sonra da Divina Commedia’yla (ilahi Komedya) tanrısal dünyaya yansıttı.
İlahi Komedya
Dünyaca ünlü İspanyol ressamı (1904–1989). 1920–1923 yılları arasında noktacılık tekniğiyle Katalonya manzaraları yapan Salvador Dali, Madrid Akademisi’nin en parlak öğrencisi olduğu dönemde kübizmi benimsedi. Fakat aynı zamanda, kız kardeşiyle babasının birlikte aldıkları portrede, İngres’in üslubuna göre çalışmıştı. 1927 yılında Paris’e yaptığı kısa bir yolculuk sırasında Picasso’yla dadacılarla ve gerçeküstücülerle tanıştı. Kolâjlar yapmaya başladı. 1926 yılından sonra, kuş ve Doyurulmamış İstekler adlı tablolarıyla, daha sonra gerçekleştireceği, Freud’un kuramlarından etkilenen, takınaklı saplantılarının gerçekdışı evrenini desenin kesin gerçekliğiyle birleştirdiği yapıtlarının ilk örneklerini ortaya koydu.
Özgün kişiliğiyle 20. yüzyıl sanat dünyasını etkileyen Salvador Dali, genellikle …
Cumhuriyet halkın, egemenliği elinde tuttuğu ve belli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimidir. Cumhuriyet bir demokrasi biçimidir ama demokrasiyle yönetilen her ülkede devlet biçimi olarak cumhuriyetin geçerli olduğu söylenemez. Demokrasiyle yönetilmesine karşın bir meşruti krallık olan İngiltere buna örnek olarak gösterilebilir.
Türkiye’de Cumhuriyet
Osmanlı İmparatorluğu zamanında devlet yönetimi monarşi ve teokrasi ilkelerine dayanıyordu. Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara’da kurulan hükümet sistemi, adı resmen Cumhuriyet olmamasına ve meclis başkanı dışında bir devlet başkanı bulunmamamsına karşın, fiilen bir Cumhuriyetti. Halkın seçtiği bir temsilciler meclisi ile bu meclis denetiminde ülkeyi yöneten bir hükümet vardı. …
İspanyol yazarı olan Cervantes soylu ama yoksul bir cerrahın oğlu olan Miguel de Cervantes Saavedra, çok genç yaşta şiirler yazmaya başladı. 1596 yılının sonlarına doğru, oda hizmetkârı olduğu İspanya’daki Papalık elçisi İtalyan kardinal Acquaviva’yla Roma’ya gitti. 1570 yılında don juan de Austria’nın ordusuna yazıldı. İnebahtı deniz savaşında yaralanınca sol elini kullanamaz hale geldi. Birçok savaşa daha katıldıktan sonra İtalya’ya döndü, ispanyaya giderken yolda korsanların eline düşüp, kardeşiyle birlikte köle olarak Cezayir’e götürüldü. Rahiplerin kurtulmalık ödemeleri üstüne serbest kalarak ispanyaya döndü ve evlendi. Ertesi yıl La Galatea adlı pastoralinin ilk bölümünü …
yazısının devamını oku... »
Türk Ozanı ( Manastır 1870 – İstanbul 1934 ). Askeri Tıbbiye’yi bitirdikten sonra uzmanlık öğrenimi için Paris’te dört yıl kalan Cenap Şahabettin, yurda dönüşünde bir süre Haydarpaşa Askeri Hastanesinde, sonra karantina İdaresine geçerek Mersin ve Rodos’ta karantina doktoru olarak çalıştı. 1896 yılında sıhhiye müfettişliği göreviyle Cidde’ye gitti ve sırasıyla Suriye Vilayeti müfettişliğine, merkezdeki Meclis-i Kebir-i Sıhhiye üyeliğine, Daire-i Umur-i sıhhiye genel müfettişliğine atandı. 1914 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldıktan sonra, Darülfünun’da Fransızca ve Batı edebiyatı dersleri verdi. 1918 yılında Tasvir-i Efkâr gazetesi adına Avrupa’ya gitti. Milli Mücadele yıllarında Kuvayı Milliye’ye …
yazısının devamını oku... »
Türk ozanı (Üsküp 1884 – İstanbul 1958) Üsküp ve Selanik’te çeşitli okullarda okuduktan sonra, düzenli bir öğrenim görebilmesi için 1902’de İstanbul’a gönderilen Yahya Kemal, Vefa lisesine girdi. İstanbul’da kaldığı süre içinde, Edebiyat-ı Cedide ozanlarının yapıtlarını inceledi. İrtika ve Malumat dergilerinde Agâh Kemal adıyla şiirler yayımladı. Hacı Arif bey’den musiki dersleri alırken tanıştığı Şekip Bey adlı bir gencin isteklendirmesiyle 1903’te Paris’e gidip Jön Türkler arasına katıldı ve bir yıl süreyle Fransızcasını ilerletti. 1904’te Paris Siyasal Bilimler Okulu’na yazıldı. Edindiği yeni görüş açısına dayanarak bir yandan Türklerin Anadolu’ya gelişlerinden sonraki tarih sürecinde …
yazısının devamını oku... »
Türk yazarı (İstanbul 1898 – Akdeniz’de Samsun gemisinde 1973). Tıp öğrenimini yarıda bırakarak yazarlığa ve öğretmenliğe geçen Faruk Nafiz, Kayseri, Ankara ve İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı. Demokrat Parti’den İstanbul milletvekili seçildi.
Şiire aruz ölçüsüyle başlayan Faruk Nafiz, milli Edebiyat döneminde hece ölçüsüyle aşk ve sevda şiirleri yazmış, Anadolu’daki öğretmenliğinin etkisiyle memleket şiirleri yazmaya yönelerek, bu tür şiirleriyle Memleket edebiyatını oluşturmaya çalıştığı ulusal bilinçlenmeye katkıda bulunmuştur. Hem aruzu, hem de heceyi ustalıkla kullanan Faruk Nafiz, şiirlerini Şarkın Sultanları, Gönülden Gönüle, Dinle Neyden, çoban Çeşmesi, Suda Halkalar, Tatlı Sert, Han Duvarları adlı kitaplarında …
Beş Hececiler Milli Edebiyat döneminde, konuşma dili ve hece ölçüsüyle, halk edebiyatı nazım birimine (dörtlük) ve nazım biçimlerine (koşma) uygun şiirler yazan Orhan Seyfi (Orhon), Enis Behiç (Koryürek), Yusuf Ziya (Ortaç), Halit Fahri (Ozansoy) ve Faruk Nafiz (Çamlıbel) tarafından oluşturulan topluluğa verilen addır (Hecenin Beş Şairi ya da kısaca Hececiler de denir).
Tanzimat’tan sonra edebiyatın biçim ve içerik bakımından yerlileşmesi ve ulusallaşması sonucunda bazı girişimlerde bulunmuş, ama bu girişimler bir akım ya da gelenek oluşturacak ölçüde etkili olamamıştı. 19. yüzyılın sonlarında Mehmet Emin (Yurdakul), konuşma diliyle ve hece ölçüsüyle yazılmış toplumcu-ulusçu …
Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Görevlisi Sınavı için adaylar 45 TL olan sınav ücretini 15-17 Şubat 2010 tarihleri arasında T.C Ziraat Bankası A.Ş. Beşevler Şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Ankara Merkez şubesi ya da Türkiye Halk Bankası Küçükesat şubesinin herhangi birine kurumsal tahsilat programı aracılığıyla yatıracaklardır.
Sınav başvuruları yine 15-17 Şubat tarihleri arasında http://www.meb.gov.tr adresi üzerinden gerçekleştirilecek. 7 Mart 2010 Pazar saat 10:00′da yapılacak olan sınav Ankara’da yapılacak.
.png)

